Hayatın gerçekleriyle karşılaşan toy genç temalı çok film izledim şimdiye kadar. Ama daha önce hiçbiri bu kadar etkilememişti beni. Evet, tahmin edebileceğiniz gibi her yönüyle bir başyapıt olarak sinema tarihine altın harflerle yazılmaya hazırlanan “Çınarlı Cami’de İnecek Var” filminden bahsediyorum. Filmi vizyona girmeden önce sizler için izledim.

Öncelikle şunu söylemek isterim, ünlü yönetmen yine bir başyapıtla çıkmış karşımıza. İzlerken kimi zaman umutsuzluğa kapılıyor, kimi zaman öfkeleniyor, hüzünleniyor, bazen de kendinizi tutamayıp hıçkıra hıçkıra ağlıyorsunuz.
Başrolde çok ünlü olmayan fakat tanıdık bir sima var. Kariyerinin bundan önceki kısmında sadece pazar sabahları ve yılbaşında televizyonda yayımlanan çocuk filmlerinde oynamış olan genç oyuncu ilk kez ciddi bir projede yer alıyor. Yaptığımız röportajda genç oyuncu filmde oynadığı karakteri şöyle anlatıyor:
“Hakan çocukluktan yeni yeni sıyrılan kafası bir hayli karışık bir genç. Daha önce hayatta hiç adam gibi bir sorumluluk almamış, sonra da hayatın acı yüzüyle karşılaşınca ne yapacağını şaşıran gençlerimizden biri işte (gülüyor). Şehir dışında üniversite kazanmasıyla birlikte başlayan yolculuğu hem dışsal hem içsel bir yolculuk olarak sunuluyor bize. Onun bu yolculuğu ile bizler de ülkemizdeki sıradan bir gencin çocukluktan sıyrılıp hayatın keşmekeşine dalış hikayesini seyrediyoruz. Onu bazen evine bazen de okuduğu şehre getiren yolcu treni vasıtasıyla çocukluğunun saflığı ile hayatın acımasızlığı arasında gidip gelen bir gencin profilini çiziyoruz.”
Şahsen filmin tamamını izlemedim. Ben de bu heyecanı siz değerli sinemaseverlerle beraber yaşamak için filmin vizyona gireceği tarihi bekliyorum. Filmin 3, bilemediniz 4 yıl içerisinde vizyona girmesi bekleniyor. Vizyona girmeden önce bir kısmını izlememe izin veren ünlü yönetmene teşekkürü bir borç bilirim. Fakat aynı sezonda bu temayla yapılmış yüz binlerce film gösterime gireceğinden filmin fazla hasılat yapması beklenmiyor.
Ama belki de yapar, kim bilir ?
